Bir insan gerçekten isterse, yolu hep bulur. Aramak isteyen bir bahane değil, bir yol bulur. Sevmek isteyen bir neden değil, bir kalp bulur. Birini görmek isteyen, kilometreleri değil, duyguları aşar. Ama istemeyen için en kısa mesafe bile uzak gelir.
Günümüz ilişkilerinde insanlar duygularını “yoğunluk” kelimesinin arkasına saklıyor. “Zamanım yoktu”, “çok yorgunum”, “aklım karışıktı” gibi bahaneler, aslında içten gelmeyen bir ilgisizliğin zarif ambalajıdır. Oysa insan kalpten istediğinde, ne zamanı bahane eder, ne mesafeyi. Çünkü sevgi, fırsat bulduğunda değil, fırsat yarattığında anlamlıdır.
Gerçek sevgi; aramak, görmek, sormak, ilgilenmek, paylaşmaktır. Bir insan sizi gerçekten düşünüyorsa, bunu hissettirir. Çünkü hissettirmeyen sevgi, varla yok arası bir duygudur. İnsan, sevdiğiyle ilgilenmekten yorgun düşmez; ilgisizlikten yıpranır. Zira gönül, görmezden gelindiğinde değil, unutulduğunda kırılır.
Hayatta karşımıza çıkan insanlar bize hep bir şey öğretir. Kimi sevginin sabrını, kimi yokluğun ağırlığını, kimi de bahanelerin ardına sığınmanın ne kadar boş olduğunu… Bu yüzden insan, enerjisini kendini eksik hissettirenlere değil; varlığını kıymetli hissettirenlere harcamalıdır. Çünkü bazen sevgi, karşılık bulduğu yerde değil, karşılık verilmesi gereken yerde yeniden doğar.
OLUMLU YANLAR
Gerçek sevgi, varlığı hissettiren bir bağdır. İnsana huzur verir, güven kazandırır, yaşamı anlamlı kılar. Birine gerçekten değer veren insan, onun için zaman yaratır; çünkü sevgi emek ister. Bu tür ilişkilerde bahaneler değil, çözümler konuşulur. İnsan, kendini değerli hissettiğinde daha üretken, daha sevgi dolu olur. Karşılıklı ilgi, sadakat ve samimiyet; ilişkilerin kökünü güçlendirir. Gerçek sevgi, bir zorunluluk değil, gönüllü bir özveridir.
OLUMSUZ YANLAR
Bahanelerle yürüyen ilişkiler, duygusal mesafeyi artırır. “Yoğunum” cümlesi, bir süre sonra “önceliğim değilsin” anlamına gelir. Bir taraf sürekli çabalarken diğeri susuyorsa, sevgi değil, dengesizlik büyür. Kendini değerli hissetmeyen insan, zamanla içten içe tükenir. Sevgi gösterilmeyen yerde, kırgınlık sessizce birikir ve sonunda yabancılığa dönüşür. Bahanelerle sürdürülen bir ilişki, samimiyetini kaybeder; çünkü sevgide eksilme, önce ilgisizlikle başlar, sonra yok saymayla biter.
SONUÇ
Sevgi, kelimelerle değil, davranışlarla yaşar. Bir insan seni istiyorsa, gelir. Sormak istiyorsa, sorar. Görmek istiyorsa, yol bulur. Yokluğu bahanelerle süslenen bir sevgi, aslında çoktan bitmiş bir hikâyedir. İnsan, değer gördüğü yerde kalır; değersizleştirildiği yerde susar. Ve unutma: gerçek sevgi, ispat beklemez — hissettirir.
Bu yüzden hayat, bahaneleri değil, emekleri ödüllendirir. Sen de vaktini, seni eksik hissettirenlere değil, varlığınla güzelleşenlere harca. Çünkü sevgi; gösterilmediğinde solar, yaşatıldığında çoğalır.
OKUYUCUYA SORULAR
En son gerçekten aramak istediğiniz birini, bahanesizce aradınız mı?
Birine zaman ayırmadığınızda, gerçekten vaktiniz mi yoktu, yoksa isteğiniz mi?
Sizi unutmuş gibi yapan biriyle hâlâ neden çabalıyorsunuz?
Hayatınızda kimler sizi var hissettiriyor, kimler sadece yokluğunuzu fark ediyor?
Bahanelerle sürdürdüğünüz bir ilişki mi yaşıyorsunuz, yoksa bahanelere rağmen yaşatan bir sevgi mi?


