İnsan hayatında bazı değerler vardır ki onların gerçek kıymeti çoğu zaman kaybedildikten sonra anlaşılır. Anne ve baba da bu değerlerin başında gelir. Dünyaya gözlerimizi açtığımız ilk andan itibaren yanımızda olan, bizim için fedakârlık yapan, gecesini gündüzüne katan, mutlu olmamız için kendi mutluluğundan vazgeçebilen insanlar anne ve babalardır. Onlar kusursuz değildir, hata yapabilirler, zaman zaman yanlış kararlar verebilirler; ancak evlatlarının iyiliğini isteme konusunda çoğu zaman samimidirler.

Ne yazık ki günümüzde birçok genç, dışarıdaki insanlara gösterdiği saygıyı ve nezaketi kendi ailesinden esirgeyebilmektedir. Arkadaşlarına karşı son derece anlayışlı davranan bir genç, evde annesine veya babasına karşı kırıcı olabilmekte, sesini yükseltebilmekte ve hatta onları üzebilmektedir. Bunun adına bazen özgürlük denilmekte, bazen özgüven denilmekte, bazen de ergenlik mazeret olarak gösterilmektedir. Oysa saygısızlığın ne yaşı vardır ne de bahanesi.
İnsan çoğu zaman yanında olanların değerini yeterince fark edemez. Anne her gün evdedir, baba her gün yanınızdadır, onların varlığı sıradanmış gibi gelir. Ancak hayatın değişmeyen bir gerçeği vardır; hiçbir insan sonsuza kadar yaşamaz. Bir gün o sesler susar, o kapılar kapanır, o sofralar eksilir ve insan geçmişte söylediği sözleri hatırlayarak vicdanıyla baş başa kalır.
Bugün anne babasına bağıran, onları kıran veya ihmal eden bir genç, yıllar sonra dönüp baktığında en büyük pişmanlığının bu davranışları olduğunu fark edebilir. Çünkü hayatta bazı hataların telafisi vardır, ancak bazı özürler için geç kalındığında zaman geri dönmez. Bu nedenle aile ilişkilerinde sevgi kadar saygı da korunması gereken en önemli değerdir.
OLUMLU YANLAR
• Anne ve babaya saygılı davranmak aile içerisindeki huzuru ve güven ortamını güçlendirir.
• Sağlıklı aile ilişkileri bireyin psikolojik gelişimine olumlu katkı sağlar ve özgüvenini artırır.
• Saygı kültürü içerisinde yetişen bireyler toplum içerisinde de daha başarılı ilişkiler kurabilirler.
• Anne ve babanın tecrübelerinden faydalanmak, hayatın birçok aşamasında daha doğru kararlar verilmesine yardımcı olabilir.
• Aile içerisinde kurulan güçlü bağlar, zor zamanlarda bireye önemli bir destek kaynağı oluşturur.
• Saygılı iletişim alışkanlığı kişinin ilerleyen yıllardaki evlilik ve sosyal ilişkilerine de olumlu yansır.
• Anne ve babaya gösterilen sevgi ve ilgi, onların yaşlılık dönemlerinde kendilerini daha değerli hissetmelerini sağlar.
• Güçlü aile yapıları, güçlü toplumların oluşmasına katkıda bulunur.
OLUMSUZ YANLAR
• Anne ve babaya karşı kırıcı davranışlar aile içindeki güven duygusunu zedeleyebilir.
• Sürekli tartışma ve saygısızlık ortamı ev içerisinde huzursuzluk oluşturabilir.
• Kırıcı sözler zamanla telafisi zor duygusal yaralara neden olabilir.
• Aile bağlarının zayıflaması bireyin yalnızlık ve aidiyet sorunları yaşamasına yol açabilir.
• Anne ve babanın üzülmesi yalnızca onları değil, ailedeki diğer bireyleri de olumsuz etkileyebilir.
• Saygısız iletişim alışkanlığı kişinin sosyal hayatındaki ilişkilerine de zarar verebilir.
• Geçmişte yapılan yanlış davranışlar ilerleyen yıllarda vicdani pişmanlık oluşturabilir.
• Kaybedildikten sonra fark edilen değerlerin geri kazanılması çoğu zaman mümkün olmayabilir.
SONUÇ
Anne ve baba, insanın hayattaki ilk öğretmenleri, ilk koruyucuları ve ilk destekçileridir. Her ne kadar zaman zaman fikir ayrılıkları yaşansa da onların varlığı büyük bir nimettir. İnsan dışarıdaki insanların kırılmaması için dikkat gösterirken, aynı hassasiyeti evindeki insanlara da göstermelidir.
Hayat çok hızlı geçmektedir. Bugün sıradan görünen bir akşam yemeği, yarın özlemle hatırlanacak bir anıya dönüşebilir. Bugün duyulan bir ses, yarın büyük bir hasrete dönüşebilir. Bu nedenle aile ilişkilerinde kırıcı olmak yerine yapıcı olmak, bağırmak yerine konuşmak, uzaklaşmak yerine yakınlaşmak daha doğru bir tercihtir.
İnsanın karakterini gösteren şey yalnızca toplum içerisindeki davranışları değil, evinin içindeki tutumudur. Gerçek olgunluk, en çok sevdiğimiz insanlara karşı da saygılı ve merhametli olabilmektir.
PSİKOLOJİK PERSPEKTİF
Psikoloji bilimi, insanların en çok güvendikleri kişilere karşı zaman zaman daha sert davranabildiklerini göstermektedir. Bunun temel nedeni, bireyin ailesinin kendisini her koşulda kabul edeceğine inanmasıdır. Bu güven duygusu bazen yanlış kullanıldığında kırıcı davranışların ortaya çıkmasına neden olabilmektedir.
Ergenlik döneminde gençler kimlik oluşturma sürecine girerler. Bu süreçte bağımsızlık arzusu artabilir ve otorite figürleriyle çatışmalar yaşanabilir. Ancak bu durum saygısızlığı haklı çıkarmaz. Tam aksine, sağlıklı bireyselleşme süreci saygıyı koruyarak fikir ayrılıklarını ifade edebilmeyi gerektirir.
Araştırmalar, aile bağları güçlü olan bireylerin stresle daha iyi başa çıktıklarını, yaşam memnuniyetlerinin daha yüksek olduğunu ve psikolojik açıdan daha dayanıklı olduklarını göstermektedir. Bu nedenle anne ve baba ile kurulan ilişkinin niteliği, bireyin tüm yaşamını etkileyebilecek kadar önemlidir.
İnsanların en büyük pişmanlıklarından biri, sevdikleri kişiler hayattayken yeterince değer vermemiş olmalarıdır. Bu nedenle sevgi ve saygının ertelenmemesi gerekir. Çünkü zaman geçtiğinde telafi edilemeyen şeylerin başında ihmal edilen ilişkiler gelir.
UYGULAMAYA DÖNÜK ÖNERİLER
• Anne ve babanızla her gün en az birkaç dakika samimi sohbet etmeye çalışın.
• Fikir ayrılığı yaşadığınızda bağırmak yerine sakin bir şekilde düşüncelerinizi ifade edin.
• Onların yaptığı fedakârlıkları zaman zaman hatırlayın ve teşekkür etmeyi ihmal etmeyin.
• Günlük hayatın yoğunluğu içerisinde aile bireylerine zaman ayırmaya özen gösterin.
• Kırıcı bir söz söylediğinizde özür dilemeyi ertelemeyin.
• Anne ve babanızın yaşlandığını ve her günün kıymetli olduğunu unutmayın.
• Sorunları büyütmek yerine çözmeye odaklanan bir iletişim dili kullanın.
• Sevginizi ve saygınızı yalnızca düşüncede değil, davranışlarınızla da gösterin.
OKUYUCUYA SORULAR
- Anne ve babanıza en son ne zaman içten bir teşekkür ettiniz?
- Onları üzdüğünüz bir davranışınız varsa bunu telafi etmek için ne yapabilirsiniz?
- Ailenizle geçirdiğiniz zamanın yeterli olduğunu düşünüyor musunuz?
- Anne ve babanızın sizin için yaptığı hangi fedakârlıkları hiç unutamıyorsunuz?
- Eğer bugün onları mutlu etmek için bir şey yapacak olsanız, bu ne olurdu?
Unutmayın; sevgi ertelenebilir gibi görünse de zaman hiçbir zaman beklemez. Bugün göstereceğiniz küçük bir ilgi, yarının en güzel hatırası olabilir.
Anne ve babanın kıymeti çoğu zaman yokluklarında anlaşılır. O nedenle yarını beklemeyin; bugün arayın, bugün sarılın, bugün gönüllerini alın. Çünkü bazı özürler geciktiğinde, bazı teşekkürler ise söylenmediğinde eksik kalır.

