Sitenin solunda giydirme reklamı denemesidir

Rekor sıcaklıklar kapıda

GÜNDEM 28.05.2026 - 18:07, Güncelleme: 28.05.2026 - 18:07 49 kez okundu.
 

Rekor sıcaklıklar kapıda

World Meteorological Organization ile Met Office tarafından yayımlanan yeni rapor, küresel sıcaklıkların önümüzdeki yıllarda yeni rekorlara ulaşabileceğine işaret etti. Hazırlanan değerlendirmeye göre 2026-2030 döneminde dünya genelinde ortalama sıcaklıkların sanayi öncesi seviyelerin oldukça üzerinde seyretmesi bekleniyor.

    -+ ABONE OL Bilim insanları özellikle Kuzey Kutbu’nda yaşanacak hızlı ısınmanın küresel hava sistemlerini etkileyebileceği uyarısında bulunurken, aşırı hava olaylarının daha sık görülmesinin de güçlü bir ihtimal olduğuna dikkat çekti. Uzmanlara göre önümüzdeki beş yıl, iklim değişikliği açısından şimdiye kadarki en kritik dönemlerden biri olabilir. Küresel sıcaklıklarda yeni rekor beklentisi Raporda yer alan tahminlere göre 2026 ile 2030 yılları arasında küresel ortalama yüzey sıcaklıkları, sanayi öncesi dönem olarak kabul edilen 1850-1900 ortalamasının 1,3 ila 1,9 derece üzerinde gerçekleşecek. Bu veriler, dünya genelinde sıcaklık artışının hız kesmeden sürdüğünü ortaya koyuyor. Bilim insanları, önümüzdeki beş yıllık süreçte en az bir yılın kritik 1,5 derece eşiğini aşmasının çok yüksek olasılık taşıdığını belirtiyor. Bu gelişme yalnızca sıcak hava dalgalarıyla sınırlı değil; kuraklık, sel, yoğun yağış ve aşırı iklim olaylarının da daha sık yaşanabileceği anlamına geliyor. 2024’teki rekor aşılabilir İklim raporunda dikkat çeken bir diğer başlık da son sıcaklık rekoruna ilişkin oldu. Dünya genelinde sıcaklıkların ilk kez sanayi öncesi dönemin 1,5 derece üzerine çıktığı yıl olarak kayıtlara geçen 2024’ün, önümüzdeki yıllarda geride bırakılabileceği ifade edildi. Rapora göre 2026 ile 2030 arasındaki herhangi bir yıl, şimdiye kadar ölçülen en sıcak yıl unvanını alabilir. Bu ihtimalin gerçekleşmesi halinde küresel iklim etkilerinin daha belirgin hissedilebileceği değerlendiriliyor. “İklimin ısındığı artık net şekilde görülüyor” Melissa Seabrook tarafından yapılan açıklamada, küresel sıcaklık artışına dair bilimsel verilerin son derece açık olduğu belirtildi. Seabrook, iklim sisteminin hızla ısındığını ve sıcaklık ortalamalarının yükselmeye devam ettiğini vurguladı. Uzmanlar, sıcaklık artışının geçici dalgalanmalarla değil uzun vadeli bir eğilimle ilerlediğine dikkat çekiyor. Paris Anlaşması açısından ne anlama geliyor? Paris Agreement kapsamında ülkeler küresel sıcaklık artışını 1,5 dereceyle sınırlandırmak için ortak hedef belirlemişti. Uzmanlara göre bir yıl içinde bu sınırın aşılması tek başına anlaşmanın tamamen başarısız olduğu anlamına gelmiyor. Ancak uzun vadede sıcaklık artışının bu seviyeye yaklaşması ya da sık sık aşılması, küresel iklim hedefleri açısından ciddi bir risk olarak görülüyor. Bilim insanları, sıcaklık artışını sınırlamak için kalan zamanın giderek daraldığını belirtiyor. Kuzey Kutbu çok daha hızlı ısınacak Raporda en dikkat çeken bölümlerden biri de Arktik bölgesiyle ilgili tahminler oldu. Kuzey Yarımküre’de Arktik kış sıcaklıklarının önümüzdeki beş yılda küresel ortalamanın yaklaşık 3,5 katı daha hızlı artması bekleniyor. Tahminlere göre Kuzey Kutbu sıcaklıkları 1991-2020 ortalamasının yaklaşık 2,8 derece üzerine çıkabilir. Ayrıca mart aylarında; Barents Denizi Bering Denizi Ohotsk Denizi çevresindeki deniz buzlarında ciddi erime yaşanabileceği belirtiliyor. Uzmanlar bu durumun yalnızca kutup bölgesini değil dünya genelindeki hava akımlarını da etkileyebileceğini söylüyor. Aşırı hava olaylarında artış bekleniyor Kuzey Kutbu’ndaki hızlı ısınmanın atmosfer sistemlerinde dengesizlik yaratabileceği belirtiliyor. Bu durumun özellikle kuzey yarımkürede daha yoğun yağış, sert fırtına ve ani hava değişimleri oluşturabileceği ifade ediliyor. Rapora göre mayıs-eylül döneminde; Kuzey Avrupa Alaska Sibirya Sahel bölgesi daha yağışlı bir süreç yaşayabilir. Aynı dönemde Amazon bölgesinde ise daha kurak koşulların öne çıkabileceği tahmin ediliyor. Güçlü El Nino ihtimali de gündemde Uzmanların dikkat çektiği bir başka başlık ise El Niño oldu. Bu yıl kış aylarında güçlü bir El Nino oluşabileceği belirtilirken, bunun 2027’ye kadar etkisini sürdürmesi halinde Pasifik Okyanusu’ndaki ısınmanın küresel sıcaklıkları daha da yukarı taşıyabileceği ifade edildi. Bilim insanlarına göre El Nino ile birlikte yeni sıcaklık rekorlarının görülme ihtimali güçleniyor. Önümüzdeki yıllar hem sıcaklık artışı hem de aşırı hava olayları açısından dünya genelinde kritik bir döneme işaret ediyor.  
World Meteorological Organization ile Met Office tarafından yayımlanan yeni rapor, küresel sıcaklıkların önümüzdeki yıllarda yeni rekorlara ulaşabileceğine işaret etti. Hazırlanan değerlendirmeye göre 2026-2030 döneminde dünya genelinde ortalama sıcaklıkların sanayi öncesi seviyelerin oldukça üzerinde seyretmesi bekleniyor.

Rekor sıcaklıklar kapıda

mask

 
 

Bilim insanları özellikle Kuzey Kutbu’nda yaşanacak hızlı ısınmanın küresel hava sistemlerini etkileyebileceği uyarısında bulunurken, aşırı hava olaylarının daha sık görülmesinin de güçlü bir ihtimal olduğuna dikkat çekti.

Uzmanlara göre önümüzdeki beş yıl, iklim değişikliği açısından şimdiye kadarki en kritik dönemlerden biri olabilir.

Küresel sıcaklıklarda yeni rekor beklentisi
Raporda yer alan tahminlere göre 2026 ile 2030 yılları arasında küresel ortalama yüzey sıcaklıkları, sanayi öncesi dönem olarak kabul edilen 1850-1900 ortalamasının 1,3 ila 1,9 derece üzerinde gerçekleşecek.

Bu veriler, dünya genelinde sıcaklık artışının hız kesmeden sürdüğünü ortaya koyuyor.

Bilim insanları, önümüzdeki beş yıllık süreçte en az bir yılın kritik 1,5 derece eşiğini aşmasının çok yüksek olasılık taşıdığını belirtiyor.

Bu gelişme yalnızca sıcak hava dalgalarıyla sınırlı değil; kuraklık, sel, yoğun yağış ve aşırı iklim olaylarının da daha sık yaşanabileceği anlamına geliyor.

2024’teki rekor aşılabilir
İklim raporunda dikkat çeken bir diğer başlık da son sıcaklık rekoruna ilişkin oldu.

Dünya genelinde sıcaklıkların ilk kez sanayi öncesi dönemin 1,5 derece üzerine çıktığı yıl olarak kayıtlara geçen 2024’ün, önümüzdeki yıllarda geride bırakılabileceği ifade edildi.

Rapora göre 2026 ile 2030 arasındaki herhangi bir yıl, şimdiye kadar ölçülen en sıcak yıl unvanını alabilir.

Bu ihtimalin gerçekleşmesi halinde küresel iklim etkilerinin daha belirgin hissedilebileceği değerlendiriliyor.

“İklimin ısındığı artık net şekilde görülüyor”
Melissa Seabrook tarafından yapılan açıklamada, küresel sıcaklık artışına dair bilimsel verilerin son derece açık olduğu belirtildi.

Seabrook, iklim sisteminin hızla ısındığını ve sıcaklık ortalamalarının yükselmeye devam ettiğini vurguladı.

Uzmanlar, sıcaklık artışının geçici dalgalanmalarla değil uzun vadeli bir eğilimle ilerlediğine dikkat çekiyor.

Paris Anlaşması açısından ne anlama geliyor?
Paris Agreement kapsamında ülkeler küresel sıcaklık artışını 1,5 dereceyle sınırlandırmak için ortak hedef belirlemişti.

Uzmanlara göre bir yıl içinde bu sınırın aşılması tek başına anlaşmanın tamamen başarısız olduğu anlamına gelmiyor.

Ancak uzun vadede sıcaklık artışının bu seviyeye yaklaşması ya da sık sık aşılması, küresel iklim hedefleri açısından ciddi bir risk olarak görülüyor.

Bilim insanları, sıcaklık artışını sınırlamak için kalan zamanın giderek daraldığını belirtiyor.

Kuzey Kutbu çok daha hızlı ısınacak
Raporda en dikkat çeken bölümlerden biri de Arktik bölgesiyle ilgili tahminler oldu.

Kuzey Yarımküre’de Arktik kış sıcaklıklarının önümüzdeki beş yılda küresel ortalamanın yaklaşık 3,5 katı daha hızlı artması bekleniyor.

Tahminlere göre Kuzey Kutbu sıcaklıkları 1991-2020 ortalamasının yaklaşık 2,8 derece üzerine çıkabilir.

Ayrıca mart aylarında;

Barents Denizi
Bering Denizi
Ohotsk Denizi
çevresindeki deniz buzlarında ciddi erime yaşanabileceği belirtiliyor.

Uzmanlar bu durumun yalnızca kutup bölgesini değil dünya genelindeki hava akımlarını da etkileyebileceğini söylüyor.

Aşırı hava olaylarında artış bekleniyor
Kuzey Kutbu’ndaki hızlı ısınmanın atmosfer sistemlerinde dengesizlik yaratabileceği belirtiliyor.

Bu durumun özellikle kuzey yarımkürede daha yoğun yağış, sert fırtına ve ani hava değişimleri oluşturabileceği ifade ediliyor.

Rapora göre mayıs-eylül döneminde;

Kuzey Avrupa
Alaska
Sibirya
Sahel bölgesi
daha yağışlı bir süreç yaşayabilir.

Aynı dönemde Amazon bölgesinde ise daha kurak koşulların öne çıkabileceği tahmin ediliyor.

Güçlü El Nino ihtimali de gündemde
Uzmanların dikkat çektiği bir başka başlık ise El Niño oldu.

Bu yıl kış aylarında güçlü bir El Nino oluşabileceği belirtilirken, bunun 2027’ye kadar etkisini sürdürmesi halinde Pasifik Okyanusu’ndaki ısınmanın küresel sıcaklıkları daha da yukarı taşıyabileceği ifade edildi.

Bilim insanlarına göre El Nino ile birlikte yeni sıcaklık rekorlarının görülme ihtimali güçleniyor.

Önümüzdeki yıllar hem sıcaklık artışı hem de aşırı hava olayları açısından dünya genelinde kritik bir döneme işaret ediyor.

 
Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve gaziantepgapgazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.