Sitenin solunda giydirme reklamı denemesidir

GSO YÖNETİM KURULU BAŞKANI ADNAN ÜNVERDİ, YENİ OVP PROGRAMINI DEĞERLENDİRDİ

EKONOMİ 06.09.2026 - 16:04, Güncelleme: 06.09.2026 - 16:04 101 kez okundu.
 

GSO YÖNETİM KURULU BAŞKANI ADNAN ÜNVERDİ, YENİ OVP PROGRAMINI DEĞERLENDİRDİ

-ÜNVERDİ: “OVP’NİN BAŞARIYA ULAŞMASI İÇİN ENFLASYONLA MÜCADELE DEVAM EDERKEN ÜRETİM, YATIRIM VE İHRACATA ÖNCELİK VERMELİYİZ”

  Gaziantep Sanayi Odası (GSO) Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Ünverdi, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz tarafından açıklanan 2027-2029 Dönemi Orta Vadeli Program’a (OVP) ilişkin değerlendirmelerde bulundu.   Yeni ekonomi hedefleri ve politikaların yer aldığı programın, ülke ekonomisinin toparlanması ve kalkınmaya katkıda bulunması temennisinde bulunan Ünverdi, büyük özveriyle sürdürülen enflasyonla mücadele ve fiyat istikrarının sağlanmasına yönelik hedeflere ulaşılmasının her kesimin ortak beklentisi olduğunu belirtti.   Dezenflasyon sürecinde gerek iç piyasa koşulları gerekse dış etkenler sebebiyle hedeflerde revizyonlar söz konusu olduğunu kaydeden Ünverdi, bu sürecin devam etmesi gerektiğini belirterek, 2026 yıl sonu için yüzde 28,4, 2027 yılı için yüzde 21, 2028 için yüzde 13,5, 2029 yılı için yüzde 9 olarak belirlenen hedeflere ulaşılması için alınan kararların ve yürütülecek politikaların çok kritik olduğuna işaret etti. Programda ortaya konulan hedeflere ulaşılabilmesi için reel sektörün üretim ve yatırım kabiliyetinin güçlendirilmesi gerektiğine işaret eden Ünverdi, önümüzdeki dönemde enflasyonla mücadele ve dengelenme devam ederken üretim, ihracat ve istihdama yönelik verilen olumlu ve yapıcı mesajların yapısal reformlarla desteklenmesi, reel sektörün üretim ve rekabet gücünü artıracak adımların program doğrultusunda ivedilikle uygulamaya alınması gerektiğinin altını çizdi.   Küresel ekonomideki gelişmeler ve dış pazarda yaşanan talep daralmasının ihracatçı firmalar üzerindeki baskıyı artırdığına dikkati çeken Ünverdi, Türkiye’nin dış ticaret performansının geliştirilmesi ve cari açığın kalıcı şekilde azaltılmasında sanayinin kritik bir role sahip olduğunu kaydetti. Ünverdi, sanayideki büyüme tahmininin 2,3 olarak aşağı yönlü revize edilmesinin de üretimdeki daralmayı gösterdiğini aktardı. Yeni programda, sanayi ve üretimde finansman konusuna özel vurgu yapılmasını çok yerinde bulduklarını dile getiren Ünverdi, parasal sıkılaşmada en büyük zorluğu reel kesimin yaşadığını, yüksek finansman maliyetleri sebebiyle adeta nefes alamaz hale gelen sanayici, üretici ve ihracat yapan kesime yönelik kaynak bulma ve düşük maliyetli krediye ulaşım konusunun çözüme kavuşmasının, toparlanma ve buna bağlı olarak makro ekonomik dengelenmeye de katkıda bulunacağını ifade etti.   Programda önemle üzerinde durulan istihdam hedeflerinin üretim ve yatırım ortamıyla doğrudan bağlantılı olduğunun altını çizen Ünverdi, şunları kaydetti:   “İstihdam hedeflerine ulaşabilmemiz için işletmelerimizin üretmeye devam edebileceği koşulları oluşturmamız gerekiyor. Mevcut istihdamın korunmasının yanında nitelikli iş gücünün geliştirilmesi, gençlerimizin ve programda belirtildiği gibi atıl iş gücünün üretim süreçlerine daha güçlü katılımının sağlanması büyük önem taşıyor. Bu noktada istihdamı teşvik eden uygulamaların ve reel sektörün ihtiyaçlarına cevap verecek destek mekanizmalarının hızlı ve etkin şekilde yürütülmesini önemsiyoruz.”   Ülke sanayisinin geleceğe hazırlanması ve sürdürülebilirlik için yeni program kapsamında, yerli ve milli üretimler, kritik ve stratejik alanlar, savunma sanayi ile enerji, verimlilik, teknoloji odaklı, yeşil dönüşüm ve katma değerli üretime geçiş konularına vurgu yapılarak teşvik edilecek olmasını çok önemli bulduklarının altını çizen Ünverdi, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:   “Önümüzdeki dönemin topyekûn bir değişim ve dönüşüm çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğine inanıyoruz. Sanayicinin eli rahatlatılırken, yeniliklere entegre olmasına imkân sağlanmalıdır. Bu da ancak kamu tarafından verilecek teşvik ve desteklerle mümkündür. Hedeflere ulaşmak için kamuda uygulanan ve olumlu sonuçlar alınan tasarruf tedbirlerinin de daha belirgin bir şekilde devam ettirilmesi gerekmektedir. Ülke ekonomisinin normalleşmesi, güven ve öngörülebilirliğin tesisi, enflasyonun istenilen seviyeye gelebilmesi için bu süreçte en ağır yükü reel sektör üstlenmiş olsa da biz tüm bu çabaların sonuca ulaşması için elimizden geleni yapmaya, ülkemiz için üretmeye, ihracata ve istihdama devam edeceğiz. Enflasyonla mücadeleyi kararlılıkla sürdürürken sanayiden, üretimden taviz verilmeden, dengeli bir yaklaşımla açıklanan hedeflere de ulaşılabileceğine inanıyoruz. 2027-2029 Dönemi Orta Vadeli Programın ülkemize, milletimize ve iş dünyamıza hayırlı olmasını diliyorum.”  
-ÜNVERDİ: “OVP’NİN BAŞARIYA ULAŞMASI İÇİN ENFLASYONLA MÜCADELE DEVAM EDERKEN ÜRETİM, YATIRIM VE İHRACATA ÖNCELİK VERMELİYİZ”

 

Gaziantep Sanayi Odası (GSO) Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Ünverdi, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz tarafından açıklanan 2027-2029 Dönemi Orta Vadeli Program’a (OVP) ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

 

Yeni ekonomi hedefleri ve politikaların yer aldığı programın, ülke ekonomisinin toparlanması ve kalkınmaya katkıda bulunması temennisinde bulunan Ünverdi, büyük özveriyle sürdürülen enflasyonla mücadele ve fiyat istikrarının sağlanmasına yönelik hedeflere ulaşılmasının her kesimin ortak beklentisi olduğunu belirtti.

 

Dezenflasyon sürecinde gerek iç piyasa koşulları gerekse dış etkenler sebebiyle hedeflerde revizyonlar söz konusu olduğunu kaydeden Ünverdi, bu sürecin devam etmesi gerektiğini belirterek, 2026 yıl sonu için yüzde 28,4, 2027 yılı için yüzde 21, 2028 için yüzde 13,5, 2029 yılı için yüzde 9 olarak belirlenen hedeflere ulaşılması için alınan kararların ve yürütülecek politikaların çok kritik olduğuna işaret etti.

Programda ortaya konulan hedeflere ulaşılabilmesi için reel sektörün üretim ve yatırım kabiliyetinin güçlendirilmesi gerektiğine işaret eden Ünverdi, önümüzdeki dönemde enflasyonla mücadele ve dengelenme devam ederken üretim, ihracat ve istihdama yönelik verilen olumlu ve yapıcı mesajların yapısal reformlarla desteklenmesi, reel sektörün üretim ve rekabet gücünü artıracak adımların program doğrultusunda ivedilikle uygulamaya alınması gerektiğinin altını çizdi.

 

Küresel ekonomideki gelişmeler ve dış pazarda yaşanan talep daralmasının ihracatçı firmalar üzerindeki baskıyı artırdığına dikkati çeken Ünverdi, Türkiye’nin dış ticaret performansının geliştirilmesi ve cari açığın kalıcı şekilde azaltılmasında sanayinin kritik bir role sahip olduğunu kaydetti. Ünverdi, sanayideki büyüme tahmininin 2,3 olarak aşağı yönlü revize edilmesinin de üretimdeki daralmayı gösterdiğini aktardı.

Yeni programda, sanayi ve üretimde finansman konusuna özel vurgu yapılmasını çok yerinde bulduklarını dile getiren Ünverdi, parasal sıkılaşmada en büyük zorluğu reel kesimin yaşadığını, yüksek finansman maliyetleri sebebiyle adeta nefes alamaz hale gelen sanayici, üretici ve ihracat yapan kesime yönelik kaynak bulma ve düşük maliyetli krediye ulaşım konusunun çözüme kavuşmasının, toparlanma ve buna bağlı olarak makro ekonomik dengelenmeye de katkıda bulunacağını ifade etti.

 

Programda önemle üzerinde durulan istihdam hedeflerinin üretim ve yatırım ortamıyla doğrudan bağlantılı olduğunun altını çizen Ünverdi, şunları kaydetti:

 

“İstihdam hedeflerine ulaşabilmemiz için işletmelerimizin üretmeye devam edebileceği koşulları oluşturmamız gerekiyor. Mevcut istihdamın korunmasının yanında nitelikli iş gücünün geliştirilmesi, gençlerimizin ve programda belirtildiği gibi atıl iş gücünün üretim süreçlerine daha güçlü katılımının sağlanması büyük önem taşıyor. Bu noktada istihdamı teşvik eden uygulamaların ve reel sektörün ihtiyaçlarına cevap verecek destek mekanizmalarının hızlı ve etkin şekilde yürütülmesini önemsiyoruz.”

 

Ülke sanayisinin geleceğe hazırlanması ve sürdürülebilirlik için yeni program kapsamında, yerli ve milli üretimler, kritik ve stratejik alanlar, savunma sanayi ile enerji, verimlilik, teknoloji odaklı, yeşil dönüşüm ve katma değerli üretime geçiş konularına vurgu yapılarak teşvik edilecek olmasını çok önemli bulduklarının altını çizen Ünverdi, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

 

“Önümüzdeki dönemin topyekûn bir değişim ve dönüşüm çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğine inanıyoruz. Sanayicinin eli rahatlatılırken, yeniliklere entegre olmasına imkân sağlanmalıdır. Bu da ancak kamu tarafından verilecek teşvik ve desteklerle mümkündür. Hedeflere ulaşmak için kamuda uygulanan ve olumlu sonuçlar alınan tasarruf tedbirlerinin de daha belirgin bir şekilde devam ettirilmesi gerekmektedir. Ülke ekonomisinin normalleşmesi, güven ve öngörülebilirliğin tesisi, enflasyonun istenilen seviyeye gelebilmesi için bu süreçte en ağır yükü reel sektör üstlenmiş olsa da biz tüm bu çabaların sonuca ulaşması için elimizden geleni yapmaya, ülkemiz için üretmeye, ihracata ve istihdama devam edeceğiz. Enflasyonla mücadeleyi kararlılıkla sürdürürken sanayiden, üretimden taviz verilmeden, dengeli bir yaklaşımla açıklanan hedeflere de ulaşılabileceğine inanıyoruz. 2027-2029 Dönemi Orta Vadeli Programın ülkemize, milletimize ve iş dünyamıza hayırlı olmasını diliyorum.”

 
Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve gaziantepgapgazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.