Sitenin solunda giydirme reklamı denemesidir

Doç. Dr. Mesut Gül: “Genç yaşta kolon kanseri: Alarm zilleri çalıyor mu?”

SAĞLIK 21.07.2026 - 09:40, Güncelleme: 21.07.2026 - 09:40 337 kez okundu.
 

Doç. Dr. Mesut Gül: “Genç yaşta kolon kanseri: Alarm zilleri çalıyor mu?”

Kolon kanseri uzun yıllar boyunca ileri yaş hastalığı olarak bilinse de son yıllarda genç erişkinlerde görülen vakalardaki artış, tıp dünyasının en önemli gündemlerinden biri haline geldi. Bilimsel çalışmalar, özellikle 50 yaşın altındaki bireylerde görülen erken başlangıçlı kolorektal kanser vakalarının birçok ülkede yükseliş eğiliminde olduğunu ortaya koyuyor.

Medical Point Gaziantep Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Mesut Gül, genç yaşta kolon kanserinin artık istisnai bir tablo olmaktan çıktığını belirterek, "Eskiden kolon kanseri denildiğinde akla daha çok 60 yaş üzeri bireyler gelirdi. Ancak bugün 30'lu ve 40'lı yaşlarda tanı alan hasta sayısında belirgin bir artış görüyoruz. Yaşın genç olması, hastalığın göz ardı edilmesine neden olmamalı." dedi. Belirtiler hafife alınmamalı Doç. Dr. Mesut Gül, özellikle uzun süre devam eden bağırsak alışkanlıklarındaki değişikliklerin dikkate alınması gerektiğini ifade ederek şu uyarılarda bulundu: "Geçmeyen kabızlık veya ishal, dışkıda kan görülmesi, nedeni açıklanamayan kansızlık, sürekli karın ağrısı, kilo kaybı ve uzun süren şişkinlik gibi belirtiler mutlaka değerlendirilmelidir. Genç yaşta görüldüğü için bu şikâyetlerin hemoroid ya da beslenme kaynaklı olduğu düşünülerek ihmal edilmesi, tanının gecikmesine yol açabilir." Kesin nedeni bilinmiyor Erken yaşta kolon kanserindeki artışın tek bir nedene bağlanamadığını belirten Doç. Dr. Mesut Gül, beslenme alışkanlıkları, obezite, hareketsiz yaşam, işlenmiş gıda tüketimi, bağırsak mikrobiyotasındaki değişiklikler ve genetik yatkınlık gibi birçok faktörün birlikte rol oynayabileceğinin düşünüldüğünü söyledi. Araştırmalar devam etse de kesin neden henüz net olarak ortaya konulmuş değil. Erken tanı hayat kurtarıyor Kolon kanserinin büyük oranda poliplerden geliştiğini hatırlatan Doç. Dr. Mesut Gül, tarama programlarının önemine dikkat çekerek şunları söyledi: "Kolonoskopi yalnızca kanseri teşhis eden bir yöntem değildir. Kanserleşme potansiyeli taşıyan poliplerin aynı işlem sırasında çıkarılabilmesi sayesinde hastalık oluşmadan da önlenebilir. Ailesinde kolon kanseri öyküsü bulunan bireylerin risk durumuna göre daha erken yaşlarda tarama yaptırmaları büyük önem taşıyor." Sağlıklı yaşam riski azaltabilir Doç. Dr. Mesut Gül, kolon kanserini tamamen önlemenin mümkün olmasa da riskin azaltılabileceğini belirterek şu önerilerde bulundu: "Düzenli fiziksel aktivite yapmak, ideal kiloyu korumak, liften zengin beslenmek, sebze ve meyve tüketimini artırmak, işlenmiş et tüketimini sınırlamak, sigara ve aşırı alkol kullanımından kaçınmak kolon sağlığını korumaya yardımcı olur. En önemlisi ise vücudun verdiği sinyalleri ciddiye almak ve şikâyetler devam ediyorsa vakit kaybetmeden bir uzmana başvurmaktır." Doç. Dr. Mesut Gül, kolon kanserinin artık yalnızca ileri yaş hastalığı olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayarak, genç bireylerde de farkındalığın artırılmasının erken tanı ve başarılı tedavi açısından kritik önem taşıdığına dikkat çekiyor.  
Kolon kanseri uzun yıllar boyunca ileri yaş hastalığı olarak bilinse de son yıllarda genç erişkinlerde görülen vakalardaki artış, tıp dünyasının en önemli gündemlerinden biri haline geldi. Bilimsel çalışmalar, özellikle 50 yaşın altındaki bireylerde görülen erken başlangıçlı kolorektal kanser vakalarının birçok ülkede yükseliş eğiliminde olduğunu ortaya koyuyor.

Medical Point Gaziantep Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Mesut Gül, genç yaşta kolon kanserinin artık istisnai bir tablo olmaktan çıktığını belirterek, "Eskiden kolon kanseri denildiğinde akla daha çok 60 yaş üzeri bireyler gelirdi. Ancak bugün 30'lu ve 40'lı yaşlarda tanı alan hasta sayısında belirgin bir artış görüyoruz. Yaşın genç olması, hastalığın göz ardı edilmesine neden olmamalı." dedi.

Belirtiler hafife alınmamalı

Doç. Dr. Mesut Gül, özellikle uzun süre devam eden bağırsak alışkanlıklarındaki değişikliklerin dikkate alınması gerektiğini ifade ederek şu uyarılarda bulundu: "Geçmeyen kabızlık veya ishal, dışkıda kan görülmesi, nedeni açıklanamayan kansızlık, sürekli karın ağrısı, kilo kaybı ve uzun süren şişkinlik gibi belirtiler mutlaka değerlendirilmelidir. Genç yaşta görüldüğü için bu şikâyetlerin hemoroid ya da beslenme kaynaklı olduğu düşünülerek ihmal edilmesi, tanının gecikmesine yol açabilir."

Kesin nedeni bilinmiyor

Erken yaşta kolon kanserindeki artışın tek bir nedene bağlanamadığını belirten Doç. Dr. Mesut Gül, beslenme alışkanlıkları, obezite, hareketsiz yaşam, işlenmiş gıda tüketimi, bağırsak mikrobiyotasındaki değişiklikler ve genetik yatkınlık gibi birçok faktörün birlikte rol oynayabileceğinin düşünüldüğünü söyledi. Araştırmalar devam etse de kesin neden henüz net olarak ortaya konulmuş değil.

Erken tanı hayat kurtarıyor

Kolon kanserinin büyük oranda poliplerden geliştiğini hatırlatan Doç. Dr. Mesut Gül, tarama programlarının önemine dikkat çekerek şunları söyledi: "Kolonoskopi yalnızca kanseri teşhis eden bir yöntem değildir. Kanserleşme potansiyeli taşıyan poliplerin aynı işlem sırasında çıkarılabilmesi sayesinde hastalık oluşmadan da önlenebilir. Ailesinde kolon kanseri öyküsü bulunan bireylerin risk durumuna göre daha erken yaşlarda tarama yaptırmaları büyük önem taşıyor."

Sağlıklı yaşam riski azaltabilir

Doç. Dr. Mesut Gül, kolon kanserini tamamen önlemenin mümkün olmasa da riskin azaltılabileceğini belirterek şu önerilerde bulundu:

"Düzenli fiziksel aktivite yapmak, ideal kiloyu korumak, liften zengin beslenmek, sebze ve meyve tüketimini artırmak, işlenmiş et tüketimini sınırlamak, sigara ve aşırı alkol kullanımından kaçınmak kolon sağlığını korumaya yardımcı olur. En önemlisi ise vücudun verdiği sinyalleri ciddiye almak ve şikâyetler devam ediyorsa vakit kaybetmeden bir uzmana başvurmaktır."

Doç. Dr. Mesut Gül, kolon kanserinin artık yalnızca ileri yaş hastalığı olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayarak, genç bireylerde de farkındalığın artırılmasının erken tanı ve başarılı tedavi açısından kritik önem taşıdığına dikkat çekiyor.

 
Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve gaziantepgapgazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.