Rektör Gür: Vatanı kurtarmak kolay değil

Rektör Gür: Vatanı kurtarmak kolay değil

 

Gaziantep Üniversitesi (GAÜN) Mühendislik Fakültesi ile Mimarlar ve Mühendisler Grubu tarafından düzenlenen Savunma Sanayinde Yerlileşme ve Millileşme Hareketleri etkinliğinde konuşan GAÜN Rektörü Prof. Dr. Ali Gür, “Böylesi bir coğrafya, insan kaynağı ve yerüstü özel stratejik konumundan dolayı büyük bir hazine. İki yolumuz var; ya bu hazineyi bırakıp gideriz ya da bu hazineye hep beraber sahip çıkarız, başka yolumuz yok. Vatanı kurtarmak, hele savunmak kolay değil” dedi.

 

BU COĞRAFYADA GÜÇLÜ OLMAK ZORUNDAYIZ

 

GAÜN Mâvera Kongre ve Sanat Merkezi'nde gerçekleştirilen etkinliğin açılış konuşmasını yapan Prof. Dr. Gür, Dünya’nın dönem dönem buhranlar geçirdiğini, Batı ve Doğu medeniyetinin sürekli çarpışma halinde olduğunu vurgulayarak şunları söyledi: “Son yüzyılın en önemli son tarih tanıkları sizlersiniz. Dünyadaki adaletsizlikler ve vicdan yokluğu maalesef büyük bir kanayan yara. Böyle bir dünyada ve en önemlisi de üzerinde bulunduğumuz bu coğrafyada ayakta kalabilmek kolay değil. Allah özellikle bu coğrafyaya üç kıtayı birleştiren enerji, hava ve deniz yolları anlamında en önemli geçiş noktası bahşeden bir coğrafyadır. Anadolu. Böylesi bir coğrafya insan kaynağı ve yerüstü özel stratejik konumundan dolayı büyük bir hazine. İki yolumuz var; ya bu hazineyi bırakıp gideriz ya da bu hazineye hep beraber sahip çıkarız, başka yolumuz yok. İşte böyle bir coğrafyada güçlü olmak zorundayız. Ancak güç güçlü oldum demekle olmuyor. bilgi güçtür iktidar yapar. Bunu hiçbir zaman unutmayacağız. O yüzden güçlü olmak istiyorsak güçle birlikte aynı zamanda adaletli, vicdanlı ve etik olmak istiyorsak daha çok okumak ve okuduğumuzu pratiğe aktarmak zorunluluğumuz var.”

VATAN KURTARMAK KOLAY DEĞİL

Türkiye’nin son derece zor bir coğrafya da bulunduğunu ve vatanını adeta yedi düvele karşı savunduğunu belirten Rektör Prof. Dr. Ali Gür, konuşmasının son bölümünde ise şunları söyledi: “Vatan kurtarmak, hele hele vatanı savunmak öyle kolay değil. Herkes kendisine düşen görevi yapar. Askerimiz sahada canını feda eder. Onun geri alandaki takviyesini de sizler, bizler, mühendisler, hekimler yapar. O yüzdendir ki son zamanlarda gelişen, büyüyen ve dönüşen Türkiye birçok ülkenin gıpta ettiği ülke olurken aynı zamanda bazı büyük güçlerin de hedef odağına oturdu. Bazen açıktan bazen de vekalet savaşları üzerinden Türkiye’nin önü kapatılmak isteniyor. İşte bunun en yakın şahidi sizlersiniz ve sizin zamanınızda son 3-4 yıldır hep beraber bunu yaşıyoruz. Kendi sınır güvenliklerimizi korumak, insanlarının huzur, yaşam hakkını muhafaza etmek ve en önemlisi de sınır ötesindeki mazlum ve mağdur insanların din, dil, ırk ayrımı yapmadan onların korumalarını yapmak adına orada yaptığımız operasyonlarda en büyük gücümüz savunma sanayimizdi. Son Barış Kalkanı Harekatı’nda eğer bizim SİHA’lar, İHA’lar, uzun menzilli stratejik füzelerimiz olmasaydı acaba biz bu başarıyı sağlayabilir miydik? Bir taraftan dünyanın süper güçleri hesaplarını yaparken onların hesaplarını alt üst eden yeni gelişen bir nesille, durmadan çalışan ve üretmekten korkmayan, ürettiğiyle de iftihar eden bir Türkiye oluştu artık. Bunu oluşturan sizlersiniz. 10-15 yıl önce yüzde 20’lerde olan savunma sanayi milli yapımız şu anda yüzde 70’i aşıyor. En önemlisi de yüzde 80-90 da olsa eğer milli ruh yoksa eğer ‘ben yapabilirim’ duygusu yeşermemişse zaten bunun da bir hükmü yoktu. Asıl büyük hamle bizim açımızdan gençlerimizin başarabilme yetisini kazanmış olmasıdır.”

 

ÜLKEMİZ SAVUNMA SANAYİNDE ÖNEMLİ ATILIMLAR GERÇEKLEŞTİRDİ

Bulunduğumuz coğrafya ile birçok farklı etken, güçlü ve bağımsız bir savunma sanayine sahip olmayı zorunlu kıldığını kaydeden Mimar ve Mühendisler Grubu Gaziantep İl Temsilcisi İslim Arıkan ise, “Milli olarak üretilen her teknoloji, gerek savunma gerek ekonomik anlamda ülkeleri güçlü kılmaktadır. Ülkemiz son yıllarda, jeopolitik konumu ve küresel güç dengeleri nedeniyle savunma sanayinde önemli atılımlar gerçekleştirmiştir. Savunma sektöründe sahip olduğu imkan ve teknolojileriyle bugün önemli bir güç konumundadır” dedi.

 

SAVUNMA SANAYİMİZİ GÜÇLENDİRMELİYİZ

Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Erdem Güzelbey ise, yaşadığımız coğrafyanın birçok medeniyete ev sahipliği yaptığını ifade ettiği konuşmasında; “Bu medeniyetlerin birçoğu bugün yok. Biz bu medeniyetlerin içerisinde Selçuklu, Osmanlı bir Türkiye Cumhuriyeti olarak devam etmemiz için, bu mücadeleyi hakkıyla yerine getirebilmemiz için de savunma sanayimizi güçlendirmemiz gerekiyor. Mustafa Kemal Atatürk’ün çizdiği Misak-ı Milli’yi korumamız için savunma sanayimizle dünyada varlığımızı ortaya koymamız gerekiyor.  Bu da hep birlikte üniversitedeki öğrenci arkadaşlarımızla, mimarlarla, mühendislerle hep birlikte el ele vererek yapacağız” şeklinde konuştu. Savunma sanayinin memleketimizin en önemli meselesi olduğuna vurgu yapan Üniversiteli Mimar ve Mühendisler Grubu Genel Başkanı Batuhan Demirci de, “Suriye ve Libya’da vukuu bulan olaylar da bunu bize tekrar kanıtladı. Türkiye artık güçlü bir ülkedir. Gerektiği zaman yumruğunu masaya vurup titretebilen bir ülkedir. Savunma sanayinde dışa bağımlılığı oldukça düşürmüş ve düşürmeye devam eden sıra dışı çalışmalara ev sahipliği yapan bir ülkedir” ifadelerinde bulundu.  Gaziantep Üniversiteli Mimar ve Mühendisler Grubu Başkanı Nihal Turgut, dünyadaki teknolojik gelişmeleri yakından takip ederek ihtiyaç duyulan noktalarda gerçekleştirdikleri aktivitelerde meslek hayatına bilinçli bireyler olarak başlamayı hedeflediklerini, Ülkemizi her alanda başarıyla temsil etmek için canla başla çalıştıklarını söyledi. Açılış konuşmaları sonrasında Gerçek Consultıng And Coachıng Kurucusu Alper Gerçek tarafından “Savunma Sanayisinde Dijital Dönüşüm” ve SİM-TEK Genel Müdürü Gül Meltem Kulalı ise “Savunma Sanayisinde Simülasyon Teknolojileri” konulu bir sunum yaptı.

 

KARA AĞAÇLARINDA GELECEĞİN TRENDLERİ PANELİ

 

Moderatörlüğünü GAÜN Rektör Danışmanı Doç. Dr. Necip Fazıl Yılmaz’ın yaptığı Kara Ağaçlarında Geleceğin Trendleri Paneli gerçekleşti. Panelde; Eti Maden Genel Müdür Yardımcısı Abdurrahman Çeliker ‘Savunma Sanayisinde Bor Karbür’, BMC Grup İç Denetim Direktörü İrfan Konur ‘Savunma Sanayisinde Kara Ağaçları’ ve Atel Genel Müdür Yardımcısı Barış Şenocak da ‘Kara Ağaçlarında Jammer Sistemleri’ konularında açıklamalarda bulundu. Programın öğleden sonraki bölümünde ise, SSB Kıdemli Danışman Doruk Akyıldız ‘Milli Muharip Uçak’, HAVELSAN Sistem Mimarı Mehmet Özışık ‘5G ve Savunma Sanayisindeki Etkisi’, ASELSAN Ar-Ge Tasarım Mühendisi Çağrı Doğal Gül ‘Savunma Sanayisinde Konfigürasyon Yönetimi’, Atılım Üniversitesi Sivil Havacılık Yüksekokul Müdürü Prof. Dr. Nafiz Alemdaroğlu, TEİ Şef Mühendis Birşen Erdem ‘Uçağın Tasarımından Uçuşuna Kadar Sertifikasyon Süreci’, Konya Gıda ve Tarım Üniversitesi Doç. Dr. Ali Kılıç “Teknoloji Yönetimi ve Teknoloji Transferi’, METEKSAN Ürün-Proje Yöneticisi Verda Çora tarafından da ‘Temel Aviyonik Eğitimi’ konularında sunum gerçekleştirildi.

Rektör Gür: Vatanı kurtarmak kolay değil

 

Gaziantep Üniversitesi (GAÜN) Mühendislik Fakültesi ile Mimarlar ve Mühendisler Grubu tarafından düzenlenen Savunma Sanayinde Yerlileşme ve Millileşme Hareketleri etkinliğinde konuşan GAÜN Rektörü Prof. Dr. Ali Gür, “Böylesi bir coğrafya, insan kaynağı ve yerüstü özel stratejik konumundan dolayı büyük bir hazine. İki yolumuz var; ya bu hazineyi bırakıp gideriz ya da bu hazineye hep beraber sahip çıkarız, başka yolumuz yok. Vatanı kurtarmak, hele savunmak kolay değil” dedi.

 

BU COĞRAFYADA GÜÇLÜ OLMAK ZORUNDAYIZ

 

GAÜN Mâvera Kongre ve Sanat Merkezi'nde gerçekleştirilen etkinliğin açılış konuşmasını yapan Prof. Dr. Gür, Dünya’nın dönem dönem buhranlar geçirdiğini, Batı ve Doğu medeniyetinin sürekli çarpışma halinde olduğunu vurgulayarak şunları söyledi: “Son yüzyılın en önemli son tarih tanıkları sizlersiniz. Dünyadaki adaletsizlikler ve vicdan yokluğu maalesef büyük bir kanayan yara. Böyle bir dünyada ve en önemlisi de üzerinde bulunduğumuz bu coğrafyada ayakta kalabilmek kolay değil. Allah özellikle bu coğrafyaya üç kıtayı birleştiren enerji, hava ve deniz yolları anlamında en önemli geçiş noktası bahşeden bir coğrafyadır. Anadolu. Böylesi bir coğrafya insan kaynağı ve yerüstü özel stratejik konumundan dolayı büyük bir hazine. İki yolumuz var; ya bu hazineyi bırakıp gideriz ya da bu hazineye hep beraber sahip çıkarız, başka yolumuz yok. İşte böyle bir coğrafyada güçlü olmak zorundayız. Ancak güç güçlü oldum demekle olmuyor. bilgi güçtür iktidar yapar. Bunu hiçbir zaman unutmayacağız. O yüzden güçlü olmak istiyorsak güçle birlikte aynı zamanda adaletli, vicdanlı ve etik olmak istiyorsak daha çok okumak ve okuduğumuzu pratiğe aktarmak zorunluluğumuz var.”

VATAN KURTARMAK KOLAY DEĞİL

Türkiye’nin son derece zor bir coğrafya da bulunduğunu ve vatanını adeta yedi düvele karşı savunduğunu belirten Rektör Prof. Dr. Ali Gür, konuşmasının son bölümünde ise şunları söyledi: “Vatan kurtarmak, hele hele vatanı savunmak öyle kolay değil. Herkes kendisine düşen görevi yapar. Askerimiz sahada canını feda eder. Onun geri alandaki takviyesini de sizler, bizler, mühendisler, hekimler yapar. O yüzdendir ki son zamanlarda gelişen, büyüyen ve dönüşen Türkiye birçok ülkenin gıpta ettiği ülke olurken aynı zamanda bazı büyük güçlerin de hedef odağına oturdu. Bazen açıktan bazen de vekalet savaşları üzerinden Türkiye’nin önü kapatılmak isteniyor. İşte bunun en yakın şahidi sizlersiniz ve sizin zamanınızda son 3-4 yıldır hep beraber bunu yaşıyoruz. Kendi sınır güvenliklerimizi korumak, insanlarının huzur, yaşam hakkını muhafaza etmek ve en önemlisi de sınır ötesindeki mazlum ve mağdur insanların din, dil, ırk ayrımı yapmadan onların korumalarını yapmak adına orada yaptığımız operasyonlarda en büyük gücümüz savunma sanayimizdi. Son Barış Kalkanı Harekatı’nda eğer bizim SİHA’lar, İHA’lar, uzun menzilli stratejik füzelerimiz olmasaydı acaba biz bu başarıyı sağlayabilir miydik? Bir taraftan dünyanın süper güçleri hesaplarını yaparken onların hesaplarını alt üst eden yeni gelişen bir nesille, durmadan çalışan ve üretmekten korkmayan, ürettiğiyle de iftihar eden bir Türkiye oluştu artık. Bunu oluşturan sizlersiniz. 10-15 yıl önce yüzde 20’lerde olan savunma sanayi milli yapımız şu anda yüzde 70’i aşıyor. En önemlisi de yüzde 80-90 da olsa eğer milli ruh yoksa eğer ‘ben yapabilirim’ duygusu yeşermemişse zaten bunun da bir hükmü yoktu. Asıl büyük hamle bizim açımızdan gençlerimizin başarabilme yetisini kazanmış olmasıdır.”

 

ÜLKEMİZ SAVUNMA SANAYİNDE ÖNEMLİ ATILIMLAR GERÇEKLEŞTİRDİ

Bulunduğumuz coğrafya ile birçok farklı etken, güçlü ve bağımsız bir savunma sanayine sahip olmayı zorunlu kıldığını kaydeden Mimar ve Mühendisler Grubu Gaziantep İl Temsilcisi İslim Arıkan ise, “Milli olarak üretilen her teknoloji, gerek savunma gerek ekonomik anlamda ülkeleri güçlü kılmaktadır. Ülkemiz son yıllarda, jeopolitik konumu ve küresel güç dengeleri nedeniyle savunma sanayinde önemli atılımlar gerçekleştirmiştir. Savunma sektöründe sahip olduğu imkan ve teknolojileriyle bugün önemli bir güç konumundadır” dedi.

 

SAVUNMA SANAYİMİZİ GÜÇLENDİRMELİYİZ

Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Erdem Güzelbey ise, yaşadığımız coğrafyanın birçok medeniyete ev sahipliği yaptığını ifade ettiği konuşmasında; “Bu medeniyetlerin birçoğu bugün yok. Biz bu medeniyetlerin içerisinde Selçuklu, Osmanlı bir Türkiye Cumhuriyeti olarak devam etmemiz için, bu mücadeleyi hakkıyla yerine getirebilmemiz için de savunma sanayimizi güçlendirmemiz gerekiyor. Mustafa Kemal Atatürk’ün çizdiği Misak-ı Milli’yi korumamız için savunma sanayimizle dünyada varlığımızı ortaya koymamız gerekiyor.  Bu da hep birlikte üniversitedeki öğrenci arkadaşlarımızla, mimarlarla, mühendislerle hep birlikte el ele vererek yapacağız” şeklinde konuştu. Savunma sanayinin memleketimizin en önemli meselesi olduğuna vurgu yapan Üniversiteli Mimar ve Mühendisler Grubu Genel Başkanı Batuhan Demirci de, “Suriye ve Libya’da vukuu bulan olaylar da bunu bize tekrar kanıtladı. Türkiye artık güçlü bir ülkedir. Gerektiği zaman yumruğunu masaya vurup titretebilen bir ülkedir. Savunma sanayinde dışa bağımlılığı oldukça düşürmüş ve düşürmeye devam eden sıra dışı çalışmalara ev sahipliği yapan bir ülkedir” ifadelerinde bulundu.  Gaziantep Üniversiteli Mimar ve Mühendisler Grubu Başkanı Nihal Turgut, dünyadaki teknolojik gelişmeleri yakından takip ederek ihtiyaç duyulan noktalarda gerçekleştirdikleri aktivitelerde meslek hayatına bilinçli bireyler olarak başlamayı hedeflediklerini, Ülkemizi her alanda başarıyla temsil etmek için canla başla çalıştıklarını söyledi. Açılış konuşmaları sonrasında Gerçek Consultıng And Coachıng Kurucusu Alper Gerçek tarafından “Savunma Sanayisinde Dijital Dönüşüm” ve SİM-TEK Genel Müdürü Gül Meltem Kulalı ise “Savunma Sanayisinde Simülasyon Teknolojileri” konulu bir sunum yaptı.

 

KARA AĞAÇLARINDA GELECEĞİN TRENDLERİ PANELİ

 

Moderatörlüğünü GAÜN Rektör Danışmanı Doç. Dr. Necip Fazıl Yılmaz’ın yaptığı Kara Ağaçlarında Geleceğin Trendleri Paneli gerçekleşti. Panelde; Eti Maden Genel Müdür Yardımcısı Abdurrahman Çeliker ‘Savunma Sanayisinde Bor Karbür’, BMC Grup İç Denetim Direktörü İrfan Konur ‘Savunma Sanayisinde Kara Ağaçları’ ve Atel Genel Müdür Yardımcısı Barış Şenocak da ‘Kara Ağaçlarında Jammer Sistemleri’ konularında açıklamalarda bulundu. Programın öğleden sonraki bölümünde ise, SSB Kıdemli Danışman Doruk Akyıldız ‘Milli Muharip Uçak’, HAVELSAN Sistem Mimarı Mehmet Özışık ‘5G ve Savunma Sanayisindeki Etkisi’, ASELSAN Ar-Ge Tasarım Mühendisi Çağrı Doğal Gül ‘Savunma Sanayisinde Konfigürasyon Yönetimi’, Atılım Üniversitesi Sivil Havacılık Yüksekokul Müdürü Prof. Dr. Nafiz Alemdaroğlu, TEİ Şef Mühendis Birşen Erdem ‘Uçağın Tasarımından Uçuşuna Kadar Sertifikasyon Süreci’, Konya Gıda ve Tarım Üniversitesi Doç. Dr. Ali Kılıç “Teknoloji Yönetimi ve Teknoloji Transferi’, METEKSAN Ürün-Proje Yöneticisi Verda Çora tarafından da ‘Temel Aviyonik Eğitimi’ konularında sunum gerçekleştirildi.

 “Böylesi bir coğrafya, insan kaynağı ve yerüstü özel stratejik konumundan dolayı büyük bir hazine. İki yolumuz var; ya bu hazineyi bırakıp gideriz ya da bu hazineye hep beraber sahip çıkarız, başka yolumuz yok. Vatanı kurtarmak, hele savunmak kolay değil” dedi.

BU COĞRAFYADA GÜÇLÜ OLMAK ZORUNDAYIZ

GAÜN Mâvera Kongre ve Sanat Merkezi'nde gerçekleştirilen etkinliğin açılış konuşmasını yapan Prof. Dr. Gür, Dünya’nın dönem dönem buhranlar geçirdiğini, Batı ve Doğu medeniyetinin sürekli çarpışma halinde olduğunu vurgulayarak şunları söyledi: “Son yüzyılın en önemli son tarih tanıkları sizlersiniz. Dünyadaki adaletsizlikler ve vicdan yokluğu maalesef büyük bir kanayan yara. Böyle bir dünyada ve en önemlisi de üzerinde bulunduğumuz bu coğrafyada ayakta kalabilmek kolay değil. Allah özellikle bu coğrafyaya üç kıtayı birleştiren enerji, hava ve deniz yolları anlamında en önemli geçiş noktası bahşeden bir coğrafyadır. Anadolu. Böylesi bir coğrafya insan kaynağı ve yerüstü özel stratejik konumundan dolayı büyük bir hazine. İki yolumuz var; ya bu hazineyi bırakıp gideriz ya da bu hazineye hep beraber sahip çıkarız, başka yolumuz yok. İşte böyle bir coğrafyada güçlü olmak zorundayız. Ancak güç güçlü oldum demekle olmuyor. bilgi güçtür iktidar yapar. Bunu hiçbir zaman unutmayacağız. O yüzden güçlü olmak istiyorsak güçle birlikte aynı zamanda adaletli, vicdanlı ve etik olmak istiyorsak daha çok okumak ve okuduğumuzu pratiğe aktarmak zorunluluğumuz var.”
VATAN KURTARMAK KOLAY DEĞİL
Türkiye’nin son derece zor bir coğrafya da bulunduğunu ve vatanını adeta yedi düvele karşı savunduğunu belirten Rektör Prof. Dr. Ali Gür, konuşmasının son bölümünde ise şunları söyledi: “Vatan kurtarmak, hele hele vatanı savunmak öyle kolay değil. Herkes kendisine düşen görevi yapar. Askerimiz sahada canını feda eder. Onun geri alandaki takviyesini de sizler, bizler, mühendisler, hekimler yapar. O yüzdendir ki son zamanlarda gelişen, büyüyen ve dönüşen Türkiye birçok ülkenin gıpta ettiği ülke olurken aynı zamanda bazı büyük güçlerin de hedef odağına oturdu. Bazen açıktan bazen de vekalet savaşları üzerinden Türkiye’nin önü kapatılmak isteniyor. İşte bunun en yakın şahidi sizlersiniz ve sizin zamanınızda son 3-4 yıldır hep beraber bunu yaşıyoruz. Kendi sınır güvenliklerimizi korumak, insanlarının huzur, yaşam hakkını muhafaza etmek ve en önemlisi de sınır ötesindeki mazlum ve mağdur insanların din, dil, ırk ayrımı yapmadan onların korumalarını yapmak adına orada yaptığımız operasyonlarda en büyük gücümüz savunma sanayimizdi. Son Barış Kalkanı Harekatı’nda eğer bizim SİHA’lar, İHA’lar, uzun menzilli stratejik füzelerimiz olmasaydı acaba biz bu başarıyı sağlayabilir miydik? Bir taraftan dünyanın süper güçleri hesaplarını yaparken onların hesaplarını alt üst eden yeni gelişen bir nesille, durmadan çalışan ve üretmekten korkmayan, ürettiğiyle de iftihar eden bir Türkiye oluştu artık. Bunu oluşturan sizlersiniz. 10-15 yıl önce yüzde 20’lerde olan savunma sanayi milli yapımız şu anda yüzde 70’i aşıyor. En önemlisi de yüzde 80-90 da olsa eğer milli ruh yoksa eğer ‘ben yapabilirim’ duygusu yeşermemişse zaten bunun da bir hükmü yoktu. Asıl büyük hamle bizim açımızdan gençlerimizin başarabilme yetisini kazanmış olmasıdır.”

ÜLKEMİZ SAVUNMA SANAYİNDE ÖNEMLİ ATILIMLAR GERÇEKLEŞTİRDİ
Bulunduğumuz coğrafya ile birçok farklı etken, güçlü ve bağımsız bir savunma sanayine sahip olmayı zorunlu kıldığını kaydeden Mimar ve Mühendisler Grubu Gaziantep İl Temsilcisi İslim Arıkan ise, “Milli olarak üretilen her teknoloji, gerek savunma gerek ekonomik anlamda ülkeleri güçlü kılmaktadır. Ülkemiz son yıllarda, jeopolitik konumu ve küresel güç dengeleri nedeniyle savunma sanayinde önemli atılımlar gerçekleştirmiştir. Savunma sektöründe sahip olduğu imkan ve teknolojileriyle bugün önemli bir güç konumundadır” dedi.

SAVUNMA SANAYİMİZİ GÜÇLENDİRMELİYİZ
Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Erdem Güzelbey ise, yaşadığımız coğrafyanın birçok medeniyete ev sahipliği yaptığını ifade ettiği konuşmasında; “Bu medeniyetlerin birçoğu bugün yok. Biz bu medeniyetlerin içerisinde Selçuklu, Osmanlı bir Türkiye Cumhuriyeti olarak devam etmemiz için, bu mücadeleyi hakkıyla yerine getirebilmemiz için de savunma sanayimizi güçlendirmemiz gerekiyor. Mustafa Kemal Atatürk’ün çizdiği Misak-ı Milli’yi korumamız için savunma sanayimizle dünyada varlığımızı ortaya koymamız gerekiyor.  Bu da hep birlikte üniversitedeki öğrenci arkadaşlarımızla, mimarlarla, mühendislerle hep birlikte el ele vererek yapacağız” şeklinde konuştu. Savunma sanayinin memleketimizin en önemli meselesi olduğuna vurgu yapan Üniversiteli Mimar ve Mühendisler Grubu Genel Başkanı Batuhan Demirci de, “Suriye ve Libya’da vukuu bulan olaylar da bunu bize tekrar kanıtladı. Türkiye artık güçlü bir ülkedir. Gerektiği zaman yumruğunu masaya vurup titretebilen bir ülkedir. Savunma sanayinde dışa bağımlılığı oldukça düşürmüş ve düşürmeye devam eden sıra dışı çalışmalara ev sahipliği yapan bir ülkedir” ifadelerinde bulundu.  Gaziantep Üniversiteli Mimar ve Mühendisler Grubu Başkanı Nihal Turgut, dünyadaki teknolojik gelişmeleri yakından takip ederek ihtiyaç duyulan noktalarda gerçekleştirdikleri aktivitelerde meslek hayatına bilinçli bireyler olarak başlamayı hedeflediklerini, Ülkemizi her alanda başarıyla temsil etmek için canla başla çalıştıklarını söyledi. Açılış konuşmaları sonrasında Gerçek Consultıng And Coachıng Kurucusu Alper Gerçek tarafından “Savunma Sanayisinde Dijital Dönüşüm” ve SİM-TEK Genel Müdürü Gül Meltem Kulalı ise “Savunma Sanayisinde Simülasyon Teknolojileri” konulu bir sunum yaptı.

KARA AĞAÇLARINDA GELECEĞİN TRENDLERİ PANELİ

Moderatörlüğünü GAÜN Rektör Danışmanı Doç. Dr. Necip Fazıl Yılmaz’ın yaptığı Kara Ağaçlarında Geleceğin Trendleri Paneli gerçekleşti. Panelde; Eti Maden Genel Müdür Yardımcısı Abdurrahman Çeliker ‘Savunma Sanayisinde Bor Karbür’, BMC Grup İç Denetim Direktörü İrfan Konur ‘Savunma Sanayisinde Kara Ağaçları’ ve Atel Genel Müdür Yardımcısı Barış Şenocak da ‘Kara Ağaçlarında Jammer Sistemleri’ konularında açıklamalarda bulundu. Programın öğleden sonraki bölümünde ise, SSB Kıdemli Danışman Doruk Akyıldız ‘Milli Muharip Uçak’, HAVELSAN Sistem Mimarı Mehmet Özışık ‘5G ve Savunma Sanayisindeki Etkisi’, ASELSAN Ar-Ge Tasarım Mühendisi Çağrı Doğal Gül ‘Savunma Sanayisinde Konfigürasyon Yönetimi’, Atılım Üniversitesi Sivil Havacılık Yüksekokul Müdürü Prof. Dr. Nafiz Alemdaroğlu, TEİ Şef Mühendis Birşen Erdem ‘Uçağın Tasarımından Uçuşuna Kadar Sertifikasyon Süreci’, Konya Gıda ve Tarım Üniversitesi Doç. Dr. Ali Kılıç “Teknoloji Yönetimi ve Teknoloji Transferi’, METEKSAN Ürün-Proje Yöneticisi Verda Çora tarafından da ‘Temel Aviyonik Eğitimi’ konularında sunum gerçekleştirildi.